|
Müziğin kalbine bir yolculuktur
Viyana. Yola çıktığınız anda başlarsınız
büyülenmeye. Yolun bir kenarında tüm ihtişamıyla
Alp Dapları uzanır, diğer yanınızda göz
alabildiğince yeşil. El değmemiş bembeyaz doruklar
çarpar gözünüze... Siz yaklaşırsınız, onlar
uzaklaşır. Şehire girdiğinizde bir masal ülkesiyle
karşı karşıyasınızdır artık. Zamana direnen
binaların arkasından balon etekli, perukalı, kireç
yüzlü asilzadeler çıkacak sanırsınız. Tarih bu
şehre uğramış ama eskitmeden es geçmiş onu sanki.
Tabii bu söylediklerim eski kent merkezi için geçerli.
Yeni Viyana teknoloji ve gelişmeden nasibini almış.
Etkileyici ama benim gibi müzmin biri için Eski
Viyana'ya rakip bile olamaz. Yeşillikler arasına
saklanmış gizli bir bahçe gibi bu kent. Yüz
ölçümünün 1/4'ü orman ve tüm şehirde 800'den
fazla halka açık park var. Gerisini siz düşünün...
Avusturya nüfusunun 1/5'i Viyana'da yaşıyor. Şehir
geçmişten günümüze aydınların ve sanatçıların
birleşme noktası. Tüm bu özelliklere bakınca
geçmişte Osmanlıların bu ülkeyi kuşatmak için niye
o kadar çok uğraştıklarını daha iyi anlıyor insan.
Avusturya 1529'da ve 1683'de iki kez kuşatılmış
Türklerce. İkisi de başarısızlıkla sonuçlanınca
Türkler Tuna Nehri'nin karşına taşımışlar büyük
elçilik binalarını.
Viyana sanata, doğaya
ve edebiyata aşık insanlar için
bir cennet adeta. Ama şansınız, vaktiniz ve
finansmanınız yeterse Avusturya'nın tüm şehirlerine
minik kaçamaklar yapın. Örneğin festivaller şehri
olan Salzburg'a uğrayıp şimdilerde müze olarak
kullanılan Mozart'ın doğduğu evi görmeniz mümkün.
Ayrıca şehir merkezinde yer alan ortaçağdan kalma
HOHENSALZBURG Kalesi görkemli mimarisi ve kente hakim
konumuyla dikkat çekici. Salzburg adını yanıbaşında
akan SALZACH Irmağından alıyor. Şehirde birbirinden
ilginç Barok eserler ve sayısız kilise var. Gezmekten
yorulunca atlı arabalara binip mini bir kent turu
atmanız da mümkün. Yaz döneminde gelecekler için
önerim burada her yıl geleneksel olarak düzenlenen
müzik festivaline katılmaları. Eve unutulmaz anılarla
dönebilirsiniz... Ama Temmuz ayında başlayan
festival için neredeyse bir yıl önceden rezervasyon
gerektiğini de unutmayın!!!
Avusturya'nın görülmeye değer bir başka köşesiyse
BREGENZ. Özellikle yaz aylarında şehirde bulunan göl
sahnesinde renkli kültür şenlikleri düzenleniyor. Son
olarak edebiyat severler için GRAZ kenti ve şarap
sanatından haberdar olanlar için de GRINZIG
önerilebilir.
Turtanın ana vatanına
kadar gelip de sakın denememezlik etmeyin. Yalnızca
turta ve ev yapımı pasta üreten şirin ve şık
mağazalara ülkenin dört bir yanında
rastlayabilirsiniz. Çeşit çok aklınız karışabilir
ama naçizane önerim SACHER ve STRUDEL. Değişik tatlar
arayanlar için GUGELHUPF ve KRAPFEN de denenebilir.
Avusturya denince akla ŞİNİTZEL geldiğini de
unutmayın.
Eğer canınız
bunlardan hiç birini yapmak istemiyorsa her köşe
başında bulunan kafelerden birine oturup, bir Wiener
Eiskaffee ısmarlayın ve fonda çalan Tuna Valsi ile
hayale dalın..
|
ST. STEPHANPLATZ:
Kentin en büyük meydanı. Aynı zamanda kentin simgesi
olmuş St. Stephan's Katedrali de burada yer alır.
1360-1440 yılları arasında inşa edilen yapı gotik
mimarinin en seçkin örneklerinden. Yapımı 1433'de
tamamlanan güney kule 136 m. yüksekliğinde ve çıkmak
için tam 343 basamaklık yol katetmeniz gerekiyor. Ama
manzara buna fazlasıyla değer. Kuzey kule ise Reform
hareketlerinin kurbanı olmuş ve hiç tamamlanamamış.
STATE OPERA HOUSE:
Viyana Devlet Opera Binası 1860'larda yapılmış ve
bugünün en önemli salonlarına sahip. Eylül-Haziran
arası opera temsillerini izlemek mümkün. Rezarvasyon
şart.
BARAQUE HOLY TRINITY
Anıtı:
Graben Meydanı'ndaki yaya yolu üzeride bulunan yapı
oldukça estetik. Yapımı 1687-88. Graben aynı zamanda
şık alışveriş merkezleri ve kafeleriyle de hoş bir
yer.
SPANISCHE REITSCHULE
(İspanyol Binicilik Okulu):
Resmi geçitlerde ve eğitimleri sırasında kıyafetli
gösteriler yapan atları izleyerek keyifli bir Pazar
günü geçirebilirsiniz. Josefplatz'daki 2. kapıdan
bilet alınabiyor ama işinizi şansa bırakmayıp
rezarvasyon yaptırın.
SPLENDIDHALL (Ulusal
Kütüphane):
IV.Karl tarafından kurulan bu kütüphane aynı zamanda
Avrupa'daki en geniş kütüphane. İki milyonun
üstünde kitabı birarada görmek hoşunuza giderse
kaçırmayın.
KARLSPLATZ:
Şehrin eski tren istasyonu. Şimdilerde kafe olarak
hizmet veren yapı 1894-97 arasında ünlü mimar Otto
Wagner tarafından inşa edilmiş.
SCHÖNBRUNN PALACE:
Habsburg Hanedanına ait 1200 odalık yazlık saray.Şu
anda ziyaretçilere açık 45 oda mevcut. Sarayın
birbirinden güzel bahçeleri, arka bölümde yer alan
hayvanat bahçesi ve tarihi at arabaları görülmeye
deper yerlerden bazıları. Yaz akşamları
Schlosstheater'da (saray tiyatrosu) düzenlenen
konserlere katılarak, müziğin doruklarına
varabilirsiniz.
PRATER (Amusement
Park):
Yıl boyunca gece yarısına dek açık bir modern gap
lunaparkı. Dönme dolaba binip Viyana'ya bir de gece
gözüyle bakın. Dönme dolap 1898'de İngiliz mühendis
Hitchins tarafından yapılmış. En yüksek noktası
64.75 m. Eskiden kraliyet av sahası olan bölge 1766'da
II. Joseph tarafından park alanı haline getirtilmiş.
Bazı eğlencelere giriş ücretli.
NASCHMARKT:
Kent pazarlarının en büyük ve kuşkusuz en
ilginçlerinden. Cumartesileri açık. Aradığınız ve
aramadığınız herşey orada. Çeşit çeşit biblolar,
geçmişten bugüne heykeller, minyatürler ve daha neler
neler...
STADTPARK: 1862'de
yapılan şehir parkında Schubert, Beethoven, Strauss
gibi ünlü bestecilerin heykellerini görebilir ve
yeşile doyabilirsiniz.
|